Ne güzel , ne zarif, ne alımlı bir yapıdır. Salacak
sahili’ne gidip önünden durmadan geçen var mıdır bilmiyorum.
İstanbul’un,Üsküdar’ın sembolü dense de aynı zamanda aşkın, romantizmin
sembolüde desek yanlış bir ifade de bulunmamış oluruz. En basit ifadeyle de
olsa yakın çevredeki okullarda okuyan öğrenciler, genç aşıklar, yalnızlığı
yaşayan kadın ve erkekler Salacak sahilinde banklarda, kayalıklarda, çay
evlerinde Kız Kulesi’ne karşı sessizce oturup düşünceye dalarlar. Hatta sevgilisi
olmayanlara arkadaşlık bile eder Kız Kulesi. Fuzuli’nin hayalinde yarattığı
aşktır bu kule.İlk görüşte bağlanacağınız fakat saygısızlıkda etmek
istemiyeceğiniz bir aşktır; ulaşılmaz,vazgeçilmez... Methiyeler,
şiirler,romanlar, yazılar yazılır; aşk-ı ilan edilir fakat bir O duymaz ve de
bilmez. Gecesi ayrı gündüzü ayrı güzel nazlı bir sevgilidir. Gecenin en
ışıltılı, en göz alıcı kulesidir.
Güzeldir güzel olmasına ama her güzelin hayatı çilelerle doludur. Bu kadar aşktan, romantizmden, karasevdalılarından bahsettik ama bu zarif, alımlı, güzel sevgili kimi bekler, kime bu kadar hazırlanmıştır ne bileni var ne merak edeni. Kendiside artık aşıklara, aşkı arayanlara, yalnızlara,sevdalılara edindiği yeni misyonu icra eder.
Tarihsel süreçte istemedende olsa kötü olaylarada ev
sahipliği yapmak zorunda kalmıştır. Leandros ve Hera’nın yasak aşkı için
buluştuğu fakat Leandros’un ve Hera’nın ölümü ile sonuçlanan hikayede yer almak
zorunda kalmıştır. Makedonya Krallığı savaşında İstanbul’u korumak üzere
gönderilen Atina Krallığı Amirali Hares çok sevdiği eşinin vefatı sonrası
kulenin üzerine oturduğu kayalıklara defnettiği belirtilir. Bir kehanete göre
de başka bir kralında kimine göre rüyasında, kimine göre baktırdığı falında çok
sevdiği kızının 18 yaşına geldiğinde bir yılan tarafından zehirlenerek öleceği
bildirilmesi üzerine kızını bu kuleye saklar. Ama makus kader adaya getirilen
bir meyve sepeti içinde gelen bir yılan kızın sonu olacaktır. Güzel hikaye yine
biz Türkler’den. Battal Gazi Üsküdar Tekfuru’nun kızına aşık olur. Fakat Tekfur
kızını vermek istemez ve kızını Kız ulesine saklar. Lakin mutlu son battal
gazi aşkını yani Üsküdar Tekfuru’nun kızını alır kaçar.
Edebiyatta ayrı bir yeri vardır Kız Kulesi’nin.
İzmir’li bir arkadaşımız İbrahim Uğur Toprak şiirinde Kız
kulesi ve Galata’nın bilinmeyen aşkını dile getirir:
Bakma sen, Kız
Kulesi'nin aldırmaz tavırlarına.
Her ne kadar ilgilenmiyormuş gibi de dursa,
Aslında, onun da gönlü yok değildir hani Galata'da.
Her ne kadar ilgilenmiyormuş gibi de dursa,
Aslında, onun da gönlü yok değildir hani Galata'da.
Sunay Akın, İstanbul aşığı şairin dizelerinde Kız Kulesi
daha bir ayrıdır;
“Beceriksiz” adlı şiirinden
Eskimo bir şair
dokunuyor omuzuma
ve Kız Kulesi'ni göstererek
bırak artık diyor üzülmeyi
yedi tepeli bu şehirde
şiir okunacak tek yer
elbette denizin ortasındaki
şu küçük buz dağı
ve Kız Kulesi'ni göstererek
bırak artık diyor üzülmeyi
yedi tepeli bu şehirde
şiir okunacak tek yer
elbette denizin ortasındaki
şu küçük buz dağı
“Kız Kulesi” adlı şiirinden
Karanlıktan korkan
çocukların
müzik kutusudur Kız Kulesi
kapağı açıldığında
dansa başlayan balerin
hınzır martıların şakalarıyla
ıslanır elbisesi
müzik kutusudur Kız Kulesi
kapağı açıldığında
dansa başlayan balerin
hınzır martıların şakalarıyla
ıslanır elbisesi
“Asansör” adlı şiirinden
Çocuğunu asma köprüde
sallayan
bir annedir İstanbul
ki onun
içi süt dolu
biberonudur Kız Kulesi
soğusun diye suya tutulan
bir annedir İstanbul
ki onun
içi süt dolu
biberonudur Kız Kulesi
soğusun diye suya tutulan
"Çekmece" adlı şiirinden
Öpüşme sahnesinin tam
ortasında
içeri girdiğin yazlık sinemanın
yer göstericisiyim
yürüyorsun fenerimin ışığında
yer: Kız Kulesi
ve sonu ayrılıkla bitecek
hüzünlü bir aşk filmini oynuyor
beyaz duvarında
içeri girdiğin yazlık sinemanın
yer göstericisiyim
yürüyorsun fenerimin ışığında
yer: Kız Kulesi
ve sonu ayrılıkla bitecek
hüzünlü bir aşk filmini oynuyor
beyaz duvarında
Ve ayrıca Sunay Akın derki Kız kulesi olmasa ne Karl
ne de Nazım Hikmet olurdu.
Ve ve ve... İstanbul ve Kız Kulesi . İstanbul ayrı güzel,
Kız Kulesi ayrı güzel.Tesadüf mü onları bir araya getiren yoksa Kız Kulesi
İstanbul’un kızı mı ? Birde bu gözle bakalım . Ne dersiniz hoş bir hikaye daha
çıkmaz mı buradanJ






Yine çok güzel bir İstanbul semti ve yine çok güzel kaleme alınmış bir yazı. İnsan okurken çok zevk alıyor; tabii ki konu birde Kız Kulesi olunca ayrı bir güzel. Bu akşam Üsküdar'a eşimin diş randevusu için gidiyorum. Çıkışta Kız Kulesine karşı oturup bir çay içerek İstanbul'u izleyeceğim. Tekrar elinize sağlık. Güzel yazılarınızı bekliyorum.
YanıtlaSilSelamlar.......
Apayrı bir dünya İstanbul ve kızı Kız Kulesi. Aynı şekilde bende Harem otobüs terminaline gittiğimde gördüm tekrar kuleyi. hep tartışıla gelen harem terminali kalksın tartışmalarına artık kalkmasın diyorum. Çünkü biz tekrar tekrar görme fırsatını yaşarken, İstanbul'a nice sebeplerden gelen ve denizi ve Kız Kulesini bu vesile ile gören insanların hakkı var diyorum. İnsanın yok olan umutlarını canlandırıyor. Güzel dilekleriniz için teşekkürler, selamlar
Sil"Kız kulesi de yanlız ama İstanbul ona aşık" diye yazmış bir yazar. Ne güzel özetlemiş yanlızlığı, aşkı,imkansızlığı,hüznü...
YanıtlaSilBetimlemelemeleriniz her yazınızda daha iyi daha keyifli.
Selamlar..
Çok teşekkürler sally. Elimden geldiğince karalamaya devam edeceğim destekleriniz benim için önemli .
Silselamlar esenlikler dilerim
Ve bugünün öğlen arasına sıgdırılmış bir muhabbetten ulaştığımız kızkulesi,balerinler ve okuduğum güzel yazınız. yaşarken ,kaybetmeden yitirmeden değerini bilelim elimizdekilerin tıpki kızkulesine karşı içemediğim çayın bana öğrettikleri...
YanıtlaSil