Pages

20 Haziran 2013 Perşembe

"BABALAR" GÜNÜ

Geçtiğimiz pazar 16.Haziran.2013 babalar günü idi. Benim için çok anlamlı bir gündü. Tahmin ettiğiniz üzere benim ilk babalar günümdü. 9 aylık kızımla birlikte ilk babalar günüm. Bir vesile ile üç kuşak bir araya gelmişiz, babam, ben ve kızım İpek. Bir taraftan babamın yanında çocuk gibi şımarmak, diğer yandan kızının yanında baba figürü olarak kontrollü olmak... Her neyse günler geçti, bugün günlerden perşembe ve tarih 20 haziranı gösteriyor. Fotoğraflara baktım. 


İnsanın fotoğrafına bile yansıyor duygu durumu. İlk fotoğrafta babamın yanında iken çocuklar gibi şen, ikinci fotoğrafta eşim Cemile, kızım İpek'le mutlu ama kontrollü Gökhan Baba . Biz ne kadar içimizdeki çocukla yaşamak istesekte, içimizdeki çocukta büyümüş. Bu arada özellikle babama da kendime aldığım tişörtün aynısından aldım. Artık aynı makamdayız misali ;) (İçimizdeki çocuğun son haykırışları...). 
Daha önceki yazımda kaleme aldığım gibi baba olmak bir erkeğin yaşayabileceği en güzel duygu. Bekarken ya da evli ama çocuksuzken iş yerinde "baba"yı oynuyormuşuz. Orda kendimizi tatmin ediyormuşuz. İşten eve gelince eşimize ya da önceki dönemde annemize babamıza çocuk olmayı tercih ediyormuşuz. Koy ver rahvan gitsin ekolüymüşüz. Şimdi, eve giderken asıl işime geçiyormuş gibi sorumluluğun ağırlığını omuzlarımda hissediyorum. Kapı açılırken kızımın "Gee!!" sesi hayatın durmasına beynimin yeniden çalışmasına neden oluyor. 
Bir kez daha anladımki insanın güçlü ve erdemli kalabilmesi için babası ile çok iyi iletişimde olması gerekiyor. Babamın; abim ve kız kardeşim olmak üzere bizlere kazandırdığı özgüven, iletişim ve beceri sayesinde evlerimizde huzur, güven ve hoşgörüyü inşa etmeye çalışıyoruz. Buradan babalar günü vesilesi ile tekrar babama herşey için şükranlarımı sunuyorum ellerinden öpüyorum. 
Eşim Cemile'ye ve minişim zeytin gözlüm İpek'ime bana yaşattıkları baba olma duygusu ve ilk babalar günü heyecanı için kalpten teşekkür ediyorum, gözlerinden öpüyorum.