Pages

30 Mart 2012 Cuma

Niyet Neydi Akibet Ne Oldu Bak

Efendim Merhabalar Sevgiler

22 Mart 2012 Perşembe

SEKSENLER


 Seksenler...seksenler...seksenler...
Merhaba dostlarım,
İkinci başlık ne olmalı diye birkaç gündür kafa yoruyordum.
Hep birlikte sohbetle zenginleştireceğimiz zenginleştikçe daha mutlu olacağımız. 



Günlerden salı açtım televizyonu.Ne izlemeli derken TRT-1'e geldiğimde; işte dedim.Konumuz belli oldu.80'ler:)) Ne güzel dizi değilmi? Alıp götürüyor bizi. Reklam aralarına bile tahammül edebildiğim ender dizilerden.Hemen twitterda bununla ilgili birşeyler yazayım demeye kalmadı yıkılıyordu twitter. Belkide TRT'nin tek TT olan hashtagi idi #seksenleriseviyorumçünkü . Diziyi izlerken notlar alıyordum ki birde ne göreyim saat 23.00'ı gösteriyor muhabbet kralı Okan Bayülgen. Konu: 80'ler. Oleyyy bu kadar olur dedim. Ardından bugün peki o günler için ben nerden konuya girmeliyim? Nasıl düşünmeye sevk etmeliyim  sizleri(özellikle sosyal medyadan kopamayan gençleri:)) ?  Dedim ve oturdum bilgisayarın başınaaa...

Sizin de dikkatini çektimi bilmiyorum ama dönem denince insanların aklına ilk 80'ler geliyor. Bizim kuşak için normal diyorum çünkü çocukluk ve ilk gençlik yıllarımız. Ama bizden önceki kuşak içinde bu geçerli. İlginç olan yeni dönem gençlerimiz  yaşamamış olsalarda 80'ler için güzel, keyifli, neşeli yorumu yaptılar kingoanketde.
Peki niçin 80'ler. tüm kuşaklar için bu kadar keyifle anılan bir nostalji. Biraz evvel alınmış olabilir belki sosyal medyacı gençlik ifademden genç arkadaşlarım ama ben de sıkı bir twitter takipçisi olarak hemen sizlerin görüşlerinden fikir edinmek için daldım aleme. Birincisi : herkesin ortak paylaşımı "samimiyet vardı, dürüstlük ,saygı vardı". Zor ulaşmak, çok özlemek, kıymet bilmek vardı.İkincisi:"bedene değil ruha aşık olmak vardı"(en bayıldığım twit seçtim). Şarkılarda dahi insanlar kendi benliğini bulurdu.Sevilen kişiye akrabalara mektup vardı uzun uzun yazılan. En güzel yazımızla yazmaya çalışırdık. Tüm ifadelerimizin eksiksiz anlaşılması gerekirdi. "Slm" , "nbr" ,"muck" ,"igclr" yoktu. Simgeler yoktu, okurken karşındaki insanın duygusu en yalın şekli ile anlaşılırdı.Üçüncü olarak hiyerarşi vardı. Herkes sınırlarını bilirdi. Büyüğün yanında nelere dikkat etmesi gerektiğini ,saygıda kusur edilmemesi gerektiğini. Büyükler de gereğinde genci zor da bırakmamak için masum bir hataysa farkında değilmiş gibi görmezden gelirdi. Dördüncüsü: bugün istemeden hepimizi yutan sanal alem yoktu. Gerçek paylaşım vardı. Okul çıkışı olsun hafta sonu olsun mahallede top oynarken ip atlarken ya da mecburiyet caddelerinde yürüken tatlı sohbetler, tatlı kaçamaklar olurdu. Tatlı kaçamaklar dediysem aklınızı hemen muzurluğa yormayın tabi sevgili genç arkadaşlarım. O zaman ki kaçamaklar da karşı cinsin elini tutabildiysen o sana birgün belki bir hafta yeterdi hayaller kurdurmaya... Kız arkadaşınla okul sonrası evine kadar yol arkadaşı olabildiysen bile arkadaş çevrende bir saygınlığın bir "babaaa" denmesine neden olurdu. Beşincisi ; belkide seksenleri 80'ler yapan; politize dönemi yaşamış ve onun acılarını çekmiş anne ve babalarımızın bizi mümkün olduğunca apolitik tutmaya neşe ve sevince gark olmaya ,herşeyin herkesçe paylaşıldığı ,kimliklerin kliklerin arındığı "flower power" dendiği barışın hakim olduğu bir dünya yaratmasının etkisi vardı. Müzikler özgür ,kıyafetler özgür, renkler özgür... takılar desen saçlar desen binbir çeşit.
O döneme ait fotolara baktığımızda biz bile aslında kendimize gülmek istiyoruz hatta o dönemi birlikte yaşadığımız arkadaşlarla hala koparız lakin üçüncü şahışların yanında ise;"gülmeyin o dönemin gereği oydu",deriz:)). 
Umarım anıların içinde yumak oldunuz yuvarlanıyorsunuz şu an sizlerde. Şimdi ben susup sizin sözlerinizi dinleyim. Bu arada ben kendime bir çay alıyorum ,başka isteyen varsa şimdi söylesin oturduktan sonra sesleneni bilmiyorum naparım ;))
Sevgiler Selamlar
Tüm dünya için BARIŞ...

18 Mart 2012 Pazar

Siftahı Sizden Bereketi Allah'tan...

Merhabalar
Bugün Hayal Kıraathanemizin ilk günü. Aksaklık ve eksikler için kusurumuza bakmayacağınızı umuyor, anlayışınıza sığınıyoruz. Niçin Hayal Kıraathanesi dediğinizi duyar gibiyim :) . Sizinde okumaya zamanınız varsa ben bu pazarı kıraathanemizin açılışına ayırdım. Anlatayım siz dinleyin ,ben yayımladıktan sonra sizlerde yorumlarınızla anlatın ben dinleyeyim ve veya kıraathane halkı hep birlik dinleyelim kah gülelim kah düşünelim. ağlamak yok merak etmeyin. Mümkün olduğunca hep birlikte hayal edelim istiyorum. Lakin herkesin işi gücü ,derdi tasası var. Ben de yazılarım ile sizleri birkaç dakikada olsa Hayal Kıraathanemize yorgunluk çayı içmeye çekebilirsem ne mutlu bana.
Dört yıldır İstanbul'da yaşamaktayım. Bunun öncesi 9yıl Ankara'da yaşadım. Ankara'lı arkadaşlarınızdan bilirsiniz yada sıkça duymuşsunuzdur : "Ankara mı İstanbul mu abi ? " sorusuna cevaben hep deriz ki ; "Güzellikse İstanbul lafımız yok ama Ankara da bir sıcaklık bir muhabbet var.Arkadaşlarımı buraya getirme imkanım olsa Ankarayı da aramam". İşte tam da bu noktada kendime sorup duruyorum. Her başım sıkışsa(gerçek manada değil tabiki de :)) daralsam karar vermem gereken bir konu olsa ya da bir muhabbet aklıma gelse hala Ankara'yı arkadaşlarımı arıyorum. Ama İstanbul'da yaşıyorum.Buna bir yol bir çare bulmak lazımdı. Her İstanbul yaşayanı gibi (Okan Bayülgeninde Model ile seslendirdiği şarkıdaki gibi) işten çıkıp eve gelip  TV zap zap sonra haydi bakalım internet demeye başladım. Daraldım bunaldım. Yeter oldum. Psikiatride depresyon için bir söz vardır:"dibin sonu zirvedir". Çıkış nerde nerde ararken ararken İstanbulda edindiğim ender arkadaşlarım "internet günlüğü yazsana" dediler. Ne olsun neden olsun nasıl olsun Kim olsun (3 N 1 K oldu idare edin ;)) derken bugün yani 18.03.2012 güneşli bir İstanbul günü önce Üstün Dökmen ardından Doğan Cüceloğlu ve konuğu Mümin Sekman'ı dinlersin izlersin. Gazımı almış hareket saatimi beklerken son bir internet taraması daha atarsın ve Mümin Sekman Hocamız "kendi kurtuluş savaşınızı başlatın ataletten kurtulun" dememiş mi ve ben de bunu bugün yani Çanakkale Zaferimizin 71.yıldönümü günü okuyayım. Tüm taşlar yerli yerine oturdu hareket saati ama okeyi boşa çıkarsamda mı hareket etsem derken hayır hayır dedim. Bekleme, gün hareket zamanı vira bismillah diyerek bu kıraathanemizi oluşturdum. Umarım sizlerde sohbet sever ve katılımlarınızla sohbetimiz zenginleşir .Bu arada kıraathanede sıcak içicekler ücretsizdir.Su damacanadan gel-al ücretsiz ;) Su şişe 0,5 TL .
Selamlar Sevgiler Esenlikler dilerim...