Pages

22 Mart 2012 Perşembe

SEKSENLER


 Seksenler...seksenler...seksenler...
Merhaba dostlarım,
İkinci başlık ne olmalı diye birkaç gündür kafa yoruyordum.
Hep birlikte sohbetle zenginleştireceğimiz zenginleştikçe daha mutlu olacağımız. 



Günlerden salı açtım televizyonu.Ne izlemeli derken TRT-1'e geldiğimde; işte dedim.Konumuz belli oldu.80'ler:)) Ne güzel dizi değilmi? Alıp götürüyor bizi. Reklam aralarına bile tahammül edebildiğim ender dizilerden.Hemen twitterda bununla ilgili birşeyler yazayım demeye kalmadı yıkılıyordu twitter. Belkide TRT'nin tek TT olan hashtagi idi #seksenleriseviyorumçünkü . Diziyi izlerken notlar alıyordum ki birde ne göreyim saat 23.00'ı gösteriyor muhabbet kralı Okan Bayülgen. Konu: 80'ler. Oleyyy bu kadar olur dedim. Ardından bugün peki o günler için ben nerden konuya girmeliyim? Nasıl düşünmeye sevk etmeliyim  sizleri(özellikle sosyal medyadan kopamayan gençleri:)) ?  Dedim ve oturdum bilgisayarın başınaaa...

Sizin de dikkatini çektimi bilmiyorum ama dönem denince insanların aklına ilk 80'ler geliyor. Bizim kuşak için normal diyorum çünkü çocukluk ve ilk gençlik yıllarımız. Ama bizden önceki kuşak içinde bu geçerli. İlginç olan yeni dönem gençlerimiz  yaşamamış olsalarda 80'ler için güzel, keyifli, neşeli yorumu yaptılar kingoanketde.
Peki niçin 80'ler. tüm kuşaklar için bu kadar keyifle anılan bir nostalji. Biraz evvel alınmış olabilir belki sosyal medyacı gençlik ifademden genç arkadaşlarım ama ben de sıkı bir twitter takipçisi olarak hemen sizlerin görüşlerinden fikir edinmek için daldım aleme. Birincisi : herkesin ortak paylaşımı "samimiyet vardı, dürüstlük ,saygı vardı". Zor ulaşmak, çok özlemek, kıymet bilmek vardı.İkincisi:"bedene değil ruha aşık olmak vardı"(en bayıldığım twit seçtim). Şarkılarda dahi insanlar kendi benliğini bulurdu.Sevilen kişiye akrabalara mektup vardı uzun uzun yazılan. En güzel yazımızla yazmaya çalışırdık. Tüm ifadelerimizin eksiksiz anlaşılması gerekirdi. "Slm" , "nbr" ,"muck" ,"igclr" yoktu. Simgeler yoktu, okurken karşındaki insanın duygusu en yalın şekli ile anlaşılırdı.Üçüncü olarak hiyerarşi vardı. Herkes sınırlarını bilirdi. Büyüğün yanında nelere dikkat etmesi gerektiğini ,saygıda kusur edilmemesi gerektiğini. Büyükler de gereğinde genci zor da bırakmamak için masum bir hataysa farkında değilmiş gibi görmezden gelirdi. Dördüncüsü: bugün istemeden hepimizi yutan sanal alem yoktu. Gerçek paylaşım vardı. Okul çıkışı olsun hafta sonu olsun mahallede top oynarken ip atlarken ya da mecburiyet caddelerinde yürüken tatlı sohbetler, tatlı kaçamaklar olurdu. Tatlı kaçamaklar dediysem aklınızı hemen muzurluğa yormayın tabi sevgili genç arkadaşlarım. O zaman ki kaçamaklar da karşı cinsin elini tutabildiysen o sana birgün belki bir hafta yeterdi hayaller kurdurmaya... Kız arkadaşınla okul sonrası evine kadar yol arkadaşı olabildiysen bile arkadaş çevrende bir saygınlığın bir "babaaa" denmesine neden olurdu. Beşincisi ; belkide seksenleri 80'ler yapan; politize dönemi yaşamış ve onun acılarını çekmiş anne ve babalarımızın bizi mümkün olduğunca apolitik tutmaya neşe ve sevince gark olmaya ,herşeyin herkesçe paylaşıldığı ,kimliklerin kliklerin arındığı "flower power" dendiği barışın hakim olduğu bir dünya yaratmasının etkisi vardı. Müzikler özgür ,kıyafetler özgür, renkler özgür... takılar desen saçlar desen binbir çeşit.
O döneme ait fotolara baktığımızda biz bile aslında kendimize gülmek istiyoruz hatta o dönemi birlikte yaşadığımız arkadaşlarla hala koparız lakin üçüncü şahışların yanında ise;"gülmeyin o dönemin gereği oydu",deriz:)). 
Umarım anıların içinde yumak oldunuz yuvarlanıyorsunuz şu an sizlerde. Şimdi ben susup sizin sözlerinizi dinleyim. Bu arada ben kendime bir çay alıyorum ,başka isteyen varsa şimdi söylesin oturduktan sonra sesleneni bilmiyorum naparım ;))
Sevgiler Selamlar
Tüm dünya için BARIŞ...

13 yorum:

  1. Seksen sonu doğmuş bir sosyal medya meraklisi olarak yorumlariniza aynen katiliyorum:) Bir de Seksenler diyince hatirlarim bozuk kasetçalarim vardi, kurşun kalemle kasetleri geri sarardim!
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kasetçalarlarımız bozuk olsada olmasa da cihaza saygı vardı.Sana hizmet eden cihazın yorulmasını istemiyorduk.Bir taraftanda aynı şarkıyı tekrar dinlemek istiyorduk.Bir işin enteresan kısmıda o kaseti ya Bic tükenmez yada altıgen kenarlı johaan faber kurşun kalemle sarabilirsin:) Adel'lerin yuvarlak yapısı müsade etmezdi.
      Sevgiler selamlar teşekkürler yorumların için...

      Sil
  2. düşler vardı ve umut
    ne istediğini bilen (fazla seçenek olmadığı için) gençler (yani biz)
    elde etmek için umut besler, çalışır-çabalardık
    sonuç hep kıymetli olurdu dolayısıyla
    ve ondan herhalde hep paylaşır, paylaşılanları da dinlerdik

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar Efendim.
      Düşler düşler... Blogun adı olan Hayal Kıraathanesi'de adını, rengini bu düşlerden alır zaten ;) düşlerin hayatımızda yeri büyüktü değilmi? Hep yapmışız yada mutlaka ileride yapacakmışız gibi düşlerimizi paylaşırdık. Bazen başkasında duyduğumuz düş hoşumuza gider üçüncü şahsa kendi düşümüz olarak satardık :) .Boşuna mı efendim Düş sokağı sakinleri veya Grizu'nun Düş şarkıları...
      Şu anda da tam karşılığı olmasa da Apocalyptica 'dan Metallica Enter Sandman dinliyerek yorumları okuyor ve cevaplıyorum.
      Dostça kal selamlar sevgiler teşekkürler

      Sil
  3. 80'lere geri dönmeyi çok isterdim,sevgili merhum babacığımın soba üstünde pişirdiği kestaneleri yerken tek kanallı televizyonda en yakışıklı bulduğum Erol Evgin'in şarkılarını dinlemek,
    anne, baba, kardeşler hep birlikte....
    Ailelerinizin değerini onlar yanınızdayken bilmeniz dileklerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle hoşgeldiniz diyorum sayın Akkaya :) Arkadaşlarım mutlaka sormuştur ama birde ben ne ikram edeyim diye sorayım :) tavşan kanı bir dostluk çayı mı yoksa hatırı kırk yılı bulan okkalı misss kokan bir Türk Kahvesi mi ?
      Öncelikle merhum babanız beyefendi için Allah'tan rahmet ve O'nun vefa edemediği ömrünü siz evlatlarına ve sevdiklerinize bağışlamasını dilerim. Çok güzel bir yerden temas ettiniz. Evde baba gelince mutlaka aile meclisi toplanır. yemek, sohbet, çaylar, kestaneler son sobanın közüne de patetesler gömülürdü:)) Belki de şimdilerde bu lezzeti almak için neler vermeyiz.Acaba biz çocuklarımıza bu lezzetde bir çocukluk sunabiliyormuyuz ya da sunabilecekmiyiz?
      Kredi kartı reklamının dediği gibi paranın satın alamadığı ender değerlerden biridir katılım konun. Ben tek kanallı dönemden neyi özlüyorum desem ilk aklıma gelen Cenk Koray ve Tele Kutu ikincisi Erkan Yolaç ve Evet Hayır yarışması...
      Çok teşekkürler paylaşımın için .İyiki varsınız diyorum:)
      Selamlar saygılar

      Sil
  4. Her salı ilgi ile takip ediyorum. Tv den kacirisam ipad de trt tv uygulamasinda tum bolumleri yayinlaniyor oradan izliyorum. Ben 74 dogumluyum yani hayatimin 6-16 yaslari arasi 80 lere dayaniyor. Bazi seyleri hatirlamakla beraber bazilarini (yakin tarihi) oradan ogreniyorum. Cok basarili bir dizi olmus. Biraz daha espiri anlayisi yukseltilirse cok daha guzel olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba arkadaşım.
      Seksenler dizi olarakda hayat olarak da çok güzel zamanlarmış. Diziden hatırladığım en komik anılardan birkaçı: Sular kesilince evde boy boy bidonlarla cami ev arası erkek çocukları ring yaparlar ve caminin yakınındda evi olan arkadaşlara imrenilirdi:) bir diğer diziden hatırlayıp güldüğüm almanyadan gelen o ilk levis kotla mahalle turları.Tur atarsın ama oturması zordur;))
      Dönem komedisi olarak Birol Güven'i kutluyorum
      Yorumuna sağlık arkadaşım diğer yazılarda da paylaşımını bekliyorum selamlar saygılar sevgiler

      Sil
  5. seksenler için tek cümle az teknoloji bol iletişim vardı.mektup yazardık en az iki sayfa ve e postalar!
    sadece on satır onlarda genelde iletilen postalar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam
      TV sadece pazar 08.00-10.00 mu 09.00-10.00mu açılırdı sonra 17.00 den önce açılmazdı. Mahallene arkadaşlarına evde payına düşen görevlere zevkle giderdin. Oyun oynama diye birşey vardı. Ne mektuplar yazdık değilmi akrabaya askere ayrıldığımız illerdeki okul arkadaşlarımıza. Ve onlardan gelecek mektubu dört gözle beklerdik. Hatta bir de sır vereyim abimden daha çok mektup bana geliyor olsun diye daha çok insana mektup yazardım. Postacı benim adımla mektupları getirsin kapıya deyyüüü ;))

      Sil
  6. 80'ler:)) apartman ara katlarında,annelerimizin mutfaklarından yürüttüğümüz malzemelerle saatlerce oynadığımız evcilik oyunları ve bir yerinde peçete kolleksiyonunda fazlalıkların karşılıklı değişilmesi.Ne kolleksiyonlar ama:))

    YanıtlaSil
  7. Efendim hoşgeldiniz ne kadar yerinde bir tespit. 80'ler koleksiyon yılıydı. filatelistler ve sizler gibi peçete koleksiyonerleri ;) yokluk yıllarında umut toplayıcılığı. Bende anahtarlık biriktirmeye çalıştığımı hatırlarım.Bu sayede yaşgünlerimde yada ildışı seyahatlerden gelen yakınlarımın hediye seçimi kolaylaşırdı. Bir arkadaşımın kalem biriktirdiğini bilirim. Güzel kalemi alabilmek için yapmıyacağı yoktu. Çoğu kalem kendi kendine kurur biterdi. Ama o'na umuttu ;)
    Sevgiler selamlar esenlikler dilerim.

    YanıtlaSil
  8. ve sinilere konulan kahvaltılıklarla komşu bahçelerinde yapılan kahvaltılar..

    YanıtlaSil